Altınözü'nde akşam planı yapmak, zeytin ağacına "acelen ne" demeye benzer — kimse acele etmez. Antakya'dan tepelere tırmandıkça telefonun çekmez, kafan açılır; köy yollarında bir bahçeden çay kokusu, öbüründen taze ekmek gelir. Sarılar, Tokaçlı derken hangi sokağa sapsan biri seni masaya oturtur, kalkmana izin vermez. Karasu boyunda akşam serinliği bedava. Burada plan yapmazsın, plan seni bulur — sen sadece zarı at, gerisi kendiliğinden olur.